Anasafya
Sosyalci.org Geniş Sözlük Geri Geri
Sözlük
Bilgisayar
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
Bitki
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
isim
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
İngilizce/Türkçe
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
Türkçe/İngilizce
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
Kur'ân
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
Osmanlıca(Türkçe,Dini)
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
Rüya
A
B
C-Ç
D
E
F
G-Ğ
H
I-İ
J
K
L
M
N
O-Ö
P
Q
R
S-Ş
T
U-Ü
V
W
X
Y
Z
English&French&German&Spanish&Italian
Z, z i. Z, İngiliz alfabesinin yirmi altıncı harfi.
Zaire i. Zaire.
Zairean i. Zaireli. s. 1. Zaire, Zaire´ye özgü. 2. Zaireli.
Zairian i., s., bak. Zairean.
Zambia i. Zambiya.
Zambian i. Zambiyalı. s. 1. Zambiya, Zambiya´ya özgü. 2. Zambiyalı.
zany s. delidolu.
Zanzibar i. Zengibar.
Zanzibari i. Zengibarlı. s. 1. Zengibar, Zengibar´a özgü. 2. Zengibarlı.
zap f. (--ped, --ping) k. dili 1. vurmak. 2. ateş ederek öldürmek, öldürmek. 3. TV kanal değiştirmek, zapping/zaping yapmak, zaplamak.
Zarathustra i., bak. Zoroaster.
zeal i. 1. gayret, şevk. 2. coşkunluk, ateşlilik.
zealot i. 1. gayretkeş kimse. 2. fanatik.
zealotry i. 1. gayretkeşlik. 2. fanatizm.
zealous s. 1. gayretli. 2. ateşli, hararetli.
zebra i. (çoğ. ze.bra/--s) zebra. 
zebra crossing  İng. (çizgili) yaya geçidi.
zed i., İng. Z harfi.
zee i. Z harfi.
zenith i. 1. gökb. başucu noktası. 2. doruk, zirve. 
zephyr i. hafif rüzgâr, esinti.
zeppelin i. zeplin.
zero i. sıfır. f. 
zero in on  k. dili dikkatini (bir şeyin) üstüne çevirmek; tüm dikkatini (bir şeyin) üzerinde toplamak.
zest i. 1. zevk, haz, keyif, lezzet: They still have a zest for living. Onlar hâlâ hayattan zevk alabiliyor. That it was illicit only added to its zest. Kurallara aykırı oluşu zevkini daha da artırdı. 2. şevk: She works with zest. Şevkle çalışıyor. 3. azıcık keskin/acı bir çeşni: The cinnamon adds zest to it. Tarçın ona azıcık keskin bir çeşni katar. 4. renklilik; canlılık; çeşni, lezzet: Zerrin´s presence always adds zest to the proceedings. Zerrin´in varlığı, toplantıya hep bir renk katar.
zestful s. 1. keyifli, zevkli, lezzetli. 2. şevkli. 3. renkli; canlı.
zigzag i. zikzak. f. (--ged, --ging) 1. zikzak çizmek/yapmak. 2. zikzaklar çizerek gitmek.
zilch i., k. dili sıfır.
zillion i. 
zillions of  k. dili kıyamet kadar/gibi, milyonlarca.
Zimbabwe i. Zimbabve.
Zimbabwean i. Zimbabveli. s. 1. Zimbabve, Zimbabve´ye özgü. 2. Zimbabveli.
zinc i. çinko.
zing i. 1. vınlama, vızıltı. 2. k. dili canlılık, zindelik; şevk. 3. k. dili renklilik, çeşni. 4. k. dili azıcık keskin/acı bir çeşni. f. vınlamak, vızıldamak.
zinger i., k. dili çok şaşırtıcı bir şey.
zingy s., k. dili 1. canlı, hayat dolu. 2. frapan. 3. renkli, çarpıcı. 4. tadı azıcık keskin/acı (yiyecek/içecek).
zinnia i., bot. zinya, zenya.
Zionism i. Siyonizm.
Zionist i., s. Siyonist.
zip 1 i. 1. k. dili canlılık, zindelik; şevk. 2. vınlama, vızıltı. f. (--ped, --ping) 1. k. dili çabucak gitmek/geçmek; çabucak geçirmek. 2. vınlamak, vızıldamak. 
zip 2 i., İng., bak. zipper. f. (--ped, --ping) İng., bak. zipper.
zip 3 i., k. dili posta kodu. 
zip along  k. dili çabucak gitmek/ilerlemek. 
zip code  posta kodu.
zip s.t. up  k. dili 1. bir hareketi hızlandırmak. 2. bir şeyi daha neşeli/hareketli/oynak bir hale getirmek.
zipper i. fermuar. f. 
zipper one thing into another  bir şeyi başka bir şeye fermuarla takmak. 
zipper s.t. open  bir şeyin fermuarını açmak. 
zipper s.t. up  bir şeyin fermuarını kapamak/çekmek.
zippy s., k. dili 1. canlı, hayat dolu, zinde. 2. frapan. 3. spor, sportif bir havaya sahip (şey).
zit i., k. dili sivilce.
zizz i., İng., k. dili şekerleme, kestirme, kısa uyku. 
zodiac i., astrol. zodyak, burçlar kuşağı. 
zone i. 1. bölge, mıntıka: zone of fire ateş bölgesi. zone of operations harekât bölgesi. 2. coğr. kuşak: temperate zone ılıman kuşak. frigid zone kutup kuşağı. 3. kentbilim bölge, zon. f. (bir bölgede) ancak (belirli bir faaliyete/birtakım faaliyetlere) izin vermek, (bir bölgeyi) (belirli bir faaliyet/birtakım faaliyetler) için ayırmak: They´ve zoned it a commercial area. Orayı ticari bölge ilan ettiler. 
zone defense  spor bölge savunması. 
zoning i., kentbilim (bir bölgede) ancak (belirli bir faaliyete/birtakım faaliyetlere) izin verme, (bir bölgeyi) (belirli bir faaliyet/birtakım faaliyetler) için ayırma, zoning.
zonked s. (out) k. dili 1. çok yorgun, pestil gibi. 2. çok sarhoş, zom, bulut, fitil.
zoo i. 1. hayvanat bahçesi. 2. k. dili çok farklı mizaçtaki insanların bulunduğu yer; birtakım tuhaf insanların bulunduğu yer.
zoological s. zoolojik. 
zoological garden  hayvanat bahçesi.
zoologist i. zoolog, hayvanbilimci.
zoology i. zooloji, hayvanbilim.
zoom f. 1. k. dili büyük bir hızla gitmek, tam gazla gitmek. 2. k. dili büyük bir hızla artmak. 3. in on sin. zum/kaydırma yaparak -i birden çok yakından göstermek. 4. away from sin. zum/kaydırma yaparak -i birden uzaktan göstermek. 
zoom lens  foto. değişir odaklı mercek, zoom objektifi.
zoom lens  zum merceği.
Zoroaster i. Zerdüşt.
Zoroastrian i., s. Zerdüşti.
Zoroastrianism i. Zerdüştçülük, Zerdüştlük.
zoster i., tıb. zona.
zucchini i. bir tür sakızkabağı.
zwieback i. bir çeşit peksimet.
zygote i., biyol. zigot.
zzz Horrr! (Karikatürlerde birinin uyuduğunu/horladığını göstermek için kullanılır.).
Converted from CHM to HTML with chm2web Pro 2.76 (unicode)