BIRINCI GÖKTÜRK
KAGANLIGI
Göktürkler'in
tarih sahnesine çiktiklari siralarda Orta Asya Mogol asilli Juan-Juanlarin
hâkimiyetinde idi. Göktürkler de Altay daglari civarinda, önemli bir
siyasî güç hâlinde onlara bagli olarak yasiyorlardi. Bu esnada geleneksel
sanatlari demircilikle ugrasan Göktürkler, Juan Juanlarin silâhlarini
imal etmekteydiler. Göktürkler, daha 534 yillarinda Çin ile diplomatik
iliskiler kuracak güce erismislerdi. Bu siralarda baslarinda Bumin bulunuyordu.
Bumin, bir Türk boyu olan Töleslerin isyanini bastirmasi karsiliginda
Juan Juan Kagan'inin kizi ile evlenmek istedi. Ancak bu isteginin kabaca
geri çevrilmesi üzerine Bumin, üst üste vurdugu darbelerle onlarin bütün
topraklarini ele geçirmis ve kaganlarini da öldürmüstür. 552 yilinda
meydana gelen bu olayla Göktürk devleti de kurulmus oluyordu. Il-Kagan
ûnvanini alan Bumin, devletinin merkezî olarak da, Büyük Hun devletinin
merkezinin bulundugu Ötüken'i (Orhun irmaginin hemen batisi) seçti.
Türk devlet gelenegine göre devlet dogu ve bati olmak üzere iki kanat
hâlinde teskilâtlanmaktaydi. Devletin bati kanadi dogunun yüksek hâkimiyetini
tanimak durumundaydi. Bumin doguda kagan oldugu zaman, küçük kardesi
Istemi de Yabgu unvaniyla devletin bati kanadinin basina geçti. (552-576).
Bumin Kagan'in devleti kurdugu yil içerisinde ölmesi üzerine yerine
oglu Ko-lo (Kara) kagan olmustur. Ancak O'nun da erken ölümü ile kisa
süren kaganliginin ardindan, Bumin' in diger oglu Mukan Kagan'i (553-572),
devletin dogu kanadinin basinda görüyoruz. Onun zamaninda Istemi Yabgu
bati kanadini yönetmeye devam etmistir. Mukan Kagan, devleti daha da
güçlendirerek, hâkimiyetini genisletmis ve Çin üzerinde baski kurmustur.Devletin
bati kanadini idare eden Istemi Yabgu, kisa zamanda, Altaylarin batisini
Isik göl ve Tanri daglarina kadar hâkimiyeti altina aldi. batidaki faaliyetleri
sonucunda, Orta Çag'in en büyük iki devleti Sasani ve Bizans imparatorluklari
ile iliskiler kuruldu. Ipek Yolu'nu ellerinde tutan Akhun (Aftalit)
devleti, Sasanilerle is birligi yapilarak ortadan kaldirildi. Topraklari
Ceyhun nehri (Amuderya) sinir olmak üzere iki devlet arasinda paylasildi
(557). Böylece Göktürkler egemenliklerini Kuzey Hindistan'daki Kesmir
bölgesine kadar uzatacaklardir.
Göktürkler'le Sasaniler'in arasi Ipek Yolu meselesinden dolayi bozuldu.
Sasanilere karsi Bizans ile is birligine yönelen Istemi, Istanbul'a
bir elçilik heyeti gönderdi. Imparator 2.nci Justinos tarafindan kabul
edilen bu heyet, ayni zamanda Orta Asya'dan Dogu Roma'ya giden ilk resmî
heyetti (568). Bizans da ipek ticaretinde Sasaniler'in araciligindan
memnun degildi. Bu sebeple Göktürklere karsi bir elçilik heyeti göndererek
iki devlet arasinda ittifak yapildi (571). Bu ittifak neticesinde 571
yilinda 19 yil sürecek olan Sasani-Bizans savaslari baslamistir. Bu
savaslar her iki devleti de sarsmis ve Islâmiyet'in Iran'da yayilip
yerlesmesinde büyük rol oynamistir. Dünya tarihinde çok önemli gelismelere
yol açan bu duruma, Istemi'nin bati siyasetinin katkisi büyüktür.
Mukan Kagan'in 572 yilinda ölmesi üzerine Göktürk tahtina kardesi Ta-po
geçti. Agabeyinden saglam bir devlet düzeni devralan Ta-po, daha çok
kültür meseleleri ile ugrasmistir. O'nun zamaninda, Çin edebiyat ve
fikir eserleri Türkçeye tercüme edilmistir. Ta-po devri Göktürk kaganliginin
en parlak devri olmakla birlikte çöküsün de basladigi devirdir. O kaganligin
kendi idaresinde bulunan dogu kanadini ikiye ayirarak dogu tarafindaki
kisma kardesi Ko-lo'nun oglu Isbara'yi, batidaki kisma küçük kardesi
Jo-tan'i tayin etti. Ayrica Türk töresi ile çelisen Budizm'i benimsemis
olmasi hata olarak kabul edilmektedir. Çünkü büyük sürülere sahip olan
atli ve savasçi Türklerle, et yemeyen, hayvanlari bile öldürmeyen Budistler'in
temel inançlarinin uyusmasinin hiç imkâni yoktu.
Göktürk Kaganliginin dogu kanadinda bu zayiflama belirtilerinin görüldügü
bir sirada bati kanadinin basinda bulunan Istemi Yabgu öldü (576). Istemi'nin
yerine kaganligin bati kanadinin basina oglu Tardu geçti (576- 603).
Kaganligin dogu kanadinda ise Ta-po Kagan'in 581 yilinda ölmesi üzerine
yerine kardesinin oglu Isbara kagan oldu. Isbara'nin kaganligi devrinde,
bati kanadinda görev yapan Tardu, ihtirasi yüzünden dogunun üstünlügünü
tanimamasi üzerine devlet 582 yilinda resmen ikiye ayrilmis oldu.
DOGU GÖKTÜRK KAGANLIGI
Isbara'nin
kaganligi zamaninda Çin'in Dogu Göktürk Devleti üzerinde baskisini artirdigini
görüyoruz. Onun 587 yilinda ölümünden sonra, basa geçen kaganlar zamaninda
bu baski ve Çin'e has entrikalar artarak devam etmistir. Devlet Si-pi
Kagan devrinde (609-619) toparlanir gibi olmus ise de, onun ölümü ile
Çin tehdidi kendini tekrar göstermistir. Nihayet Kie-li, kaganligi zamaninda,
630 yilinda yapilan bir savasta yenildi ve yakalanarak Çin'e gönderildi
. Bu tarih, Dogu Göktürkleri'nin istiklalinin de sonu kabul edilir.
630 yilinda baslayan Çin hâkimiyeti yarim yüzyil sürdü. Bu süre içerisinde
Çin'e karsi birçok ayaklanma gerçeklesmesine ragmen, bunlarin hepsi
Çinliler tarafindan kanli bir sekilde bastirilmistir. Bunlar içerisinde
en dikkat çekeni, Kürsad isimli bir Türk prensinin 39 arkadasi ile kalkistigi
ayaklanmadir. Bu ayaklanma hepsinin kahramanca ölümü ile sonuçlanmistir.
Ancak bu tür hareketler, Türklerin hürriyet ve istiklâl arzularini sürekli
canli tutmustur.
BATI GÖKTÜRK KAGANLIGI
582
yilinda ikiye ayrilan bu iki Göktürk kanadi, hâkimiyet mücadelesi yüzünden
birbirlerinin düsmani hâline gelmislerdi. Bati Göktürkleri'nin basinda
bulunan Istemi Yabgu'nun oglu Tardu, bir yandan doguya üstünlügünü kabul
ettirmek için ugrasirken, bir yandan da batida yeni fetihlere girismisti.
Bu faaliyetleri neticesinde Maverâünnehir ve Harezm bölgesi yaninda
Ötügen, Kuzeybati Mogolistan ve Kasgar'a kadar hâkimiyetini genisletti.
Ancak Tardu, Göktürk birligini saglamak için çok siddetli davraniyordu.
601 yilinda Çin baskenti yakinlarinda yapilan savastan sonuç alinamamasi
pek çok Türk ve yabanci kavimlerin isyanina sebep oldu. Tardu, bu isyancilar
ile bas edemeyerek 603 yilinda tarih sahnesinden çekildi. Tardu'dan
sonra Bati Göktürkleri'nde iç karisikliklar uzun yillar devam etti.
Bir ara Tardu'nun torunu olan Tong-Yabgu zamaninda (619 -630) devlet
nizami saglanmis ise de 630 yilinda bir mücadelede ölmesi, Bati Göktürklerinin
sonunu hazirlamistir. 630 yili Göktürk tarihî için kara bir yil olmus,
her iki Göktürk devleti de ayni yil içerisinde Çin'e baglanmistir.
IKINCI
GÖKTÜRK KAGANLIGI
630
yilinda baslayan 50 yillik esaret döneminde Çin, Türk kavimlerini durmadan
yerinden oynatir, parçalar ve böler. Yapilan ayaklanmalar da çok kanli
bir sekilde bastirilir. Ancak bu baski ve siddet dönemi Türklerin millî
benliklerini yok edemez. Aksine Türklerdeki millî suuru daha da perçinler.
Türklerin bu devirde içine düstükleri hüzün ve kederin, acikli ve ibret
dolu ifadelerini Orhun Kitabeleri'nde görmek mümkündür.
2.nci Göktürk Kaganligi, baski ve zulüm devirleri ardindan 681 yilinda
Göktürk hanedan soyu Asina'dan gelen Kutlug tarafindan kuruldu. Kutlug,
az zamanda akil hocasi Tonyukuk ile kaganligi, Ötügen baskent olmak
üzere yeniden teskilâtlandirmistir. Bu sebeple Kutlug Kagan'a Il'i =
devleti derleyip toplayan manasina Ilteris ûnvani verildi. Ordu ve diplomasi
islerini Bilge Tonyukuk'a birakan Ilteris Kagan, kardesi Kapagan'i da
sat tayin etti. Devlet kurulduktan sonra, elli yillik esaret hayatinin
acisini çikarmak ve Türklerin kirilan gururlarini tamir etmek için Çin'e
karsi sayisiz akinlar yapildi. Hatta bu akinlarin birinde 23 Çin sehrinin
tahrip edildigi ve Okyanus'a kadar ulasildigindan bahsedilmektedir.
Orhun Kitabeleri'nde Ilteris Kagan'in en büyük destek ve yardimcilarindan
birinin esi Ilbilge Hatun oldugu belirtilmektedir.
Ilteris Kagan 692 yilinda öldügü zaman Göktürk Devleti eski hasmet ve
gücüne erismis bulunuyordu. Yerine biri 8 yasinda Bilge, digeri 7 yasinda
olan Kül Tigin adli ogullarinin yaslarinin küçüklügü sebebiyle, kardesi
Kapagan, kagan oldu (692-716). Kapagan Kagan devri, fetihlerin devam
ettigi ve Türk birliginin kuruldugu bir devir olmustur. Kapagan, bu
birligi gerçeklestirmek için gerektiginde çok siddetli davranmistir.
Bu sebeple Kirgizlar, Türgisler ve Basmillar itaat altina alinmis, Karluklar
ve Oguzlar cezalandirilmisti. Ayrica onun zamaninda tarim reformu ve
tohum islahi gibi hareketlere de girisilmisti. Bu amaçla gelismis Çin
tariminin tekniklerinin uygulanmasi için Çin ile savasilmistir.
Kapagan Kagan 716 yilinda öldügü zaman siddet politikasinin bir neticesi
olarak devlet içerisinde büyük karisikliklar bas gösterdi. Yerine geçen
oglu Inal bu meselelerle bas edecek kabiliyette olmadigi için idareyi
Ilteris'in ogullari Bilge ve Kül Tigin almak zorunda kaldilar. Her ikisi
de amcalari Kapagan'in kaganligi zamaninda önemli devlet görevlerinde
bulunmuslar ve basari göstermislerdi. Bilge, sat ûnvani ile devletin
Bati ( Sol) kanadinin basinda bulunmustu. 716 yilinda Bilge, Kagan olunca
küçük kardesi Kül Tigin, agabeyinin yerine devletin bati kanadinin basina
geçti. Kül Tigin ayni zamanda ordunun düzenlenmesi isini de üzerine
almisti. Babalarinin basveziri olan Bilge Tonyukuk tecrübeli bir devlet
adami kimligi ile ayni görevine devam etti. Eski Türk devlet anlayisina
göre iyi bir kaganin baslica iki özelligi olmaliydi: Bilgelik ve alplik.
Bu iki kardesten Bilge Kagan, bilgelikle; Kül Tigin ise alpligi, cesareti
ile söhret kazanmistir.
Bilge Kagan zamaninda devlet, eski güç ve itibarina kavustu. Çin ile
ittifak hâlinde olan güçlü Mogol kabileleri ve Basmillarin olusturdugu
tehdit ortadan kaldirildi .
Böylece doguda ve batida kaganlik sinirlari dogal sinirlarina kavusmus
oldu. Bilge Kagan devri (716-734), Ikinci Göktürk Devleti'nin en parlak
devri olmustur. Bu basarilar, üç Göktürk büyügünün; Tonyukuk, Bilge
ve Kül Tigin'in azim, gayreti ve hepsinden önemlisi uyumlu çalismalari
ile elde edilmisti. Önce Tonyukuk'un 725, sonra Kül Tigin'in 731 yilinda
ölümü üzerine, iki büyük yardimcisini kaybeden Bilge Kagan da 734 yilinda
öldü. Bu üç Türk büyügü adina ayri ayri dikilen kitabeler, bu çagin
ölmez hatiralaridir.
Göktürk Kitabeleri'nde de söylendigi gibi, küçükler, büyükler gibi yaratilmadigi
için, Bilge Kagan'dan sonra gelen Türk devlet adamlari da bilgisiz ve
kötü olmuslardi. Ayrica Dokuz Oguzlar yani Uygurlar, Karluklar ve Basmillar
gibi Türk kavimleri de güçlenmislerdi. Iste 743 yilinda bu üç Türk kavminin,
Basmil Türklerinin baskanliginda toplanip, Göktürk Devleti'ni yikmalariyla
Göktürk devri de sona ermistir.
Baslangiçta yalnizca akin ve savaslar için kurulmus gibi görünen Göktürk
Kaganligi, artik VIII. yüzyilda, bir kültür devleti olma yoluna girmisti.
Ayrica Türkçe konusan ve kendilerini birbirine yakin hisseden bütün
Orta Asya halklarini bir araya getirmisti . Göktürklerin kurup gelistirdigi
yüksek devlet anlayisi Orta Asya Türk boylarinin kolay kolay hafizalarindan
çikmamistir. Iste bu açidan 744'te kurulan Uygur devleti Göktürklerin
bir devami gibidir.
